CEZA HUKUKU KAYNAKLARI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
CEZA HUKUKU KAYNAKLARI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Ekim 2012 Perşembe

CEZANIN KANUNİLİĞİ İLE İLGİLİ DOĞRUDAN OLAN YARGITAY KARARI

T.C. YARGITAY
2.Ceza Dairesi

Esas: 2007/6390
Karar: 2007/6303
Karar Tarihi: 07.05.2007

ÖZET: Suçta ve cezada yasallık ilkesi uyarınca, yasada öngörülmeyen yükümlülükler kimseye yüklenemeyeceğinden, kanun yararına bozma istemindeki düşünce yerinde görüldüğünden, hükümde yer alan <5237 51="51" alkoll="alkoll" denetim="denetim" ecek="ecek" girmesinin="girmesinin" i="i" inde="inde" ki="ki" kullan="kullan" kullanmas="kullanmas" l="l" lan="lan" maddesi="maddesi" n="n" na="na" nca="nca" resi="resi" s="s" san="san" say="say" tck="tck" uyar="uyar" ve="ve" yasaklanmas="yasaklanmas" yerlere="yerlere"> ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması gerekir. 


(5237 S. K. m. 2, 51)

Eşe karşı kasten yaralama suçundan sanık Mehmet'in 5237 sayılı TCK'nın 86/2, 86/3-a ve 62. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 51/3. maddesi gereğince 1 yıl denetim süresinin belirlenmesi ve denetim süresi içinde alkollü içecek kullanmasının ve alkollü içki kullanılan yerlere girmesinin yasaklanmasına dair, Dinar Sulh Ceza Mahkemesinin 21.12.2006 tarihli ve 2006/207-247 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı’nca verilen 30.03.2007 gün ve 17620 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay C.Başsavcılığının 16.04.2007 gün ve 2007/68076 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle okundu;

Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;

5237 sayılı TCK'nın kenar başlıklı 51. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde, <İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkum edilen kişinin cezası ertelenebilir> hükmü ile aynı maddenin üçüncü fıkrasında, hükmü ve dördüncü fıkrasında ise, hükmünün yer almasına rağmen, 5 ay hapis cezası ertelenen sanık hakkında, madde hükmünde yer almayan şeklinde karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

Gereği düşünüldü:

Suçta ve cezada yasallık ilkesi uyarınca, yasada öngörülmeyen yükümlülükler kimseye yüklenemeyeceğinden, kanun yararına bozma istemindeki düşünce yerinde görüldüğünden Dinar Sulh Ceza Mahkemesi'nden verilip kesinleşen 21.12.2006 gün ve 2006/207-247 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca BOZULMASINA, hükümde yer alan <5237 51="51" alkoll="alkoll" denetim="denetim" ecek="ecek" girmesinin="girmesinin" i="i" inde="inde" ki="ki" kullan="kullan" kullanmas="kullanmas" l="l" lan="lan" maddesi="maddesi" n="n" na="na" nca="nca" resi="resi" s="s" san="san" say="say" tck="tck" uyar="uyar" ve="ve" yasaklanmas="yasaklanmas" yerlere="yerlere"> ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkarılmasına, hükmün diğer kısmının aynen bırakılmasına 07.05.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.




Suçta ve cezada kanunîlik ilkesi
MADDE 2. - (1) Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz.
(2) İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz.
(3) Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz.


CEZA HUKUKU KAYNAKLARI VE ÖZELLİKLERİ 2 EKİM 2012

Uzun bir tatil döneminden sonra okul başladı...

Ceza Hukuku nedir diye sorarsak "Suç adı verilen davranışlara uygulanacak olan yaptırımları belirleyen kurallar bütününe ceza hukuku adı verilmektedir."(1) diye cevap vermek gerekir. Ceza hukuku uygulanacak son noktadır hukuk dallarında. Ve en temelde insancıl temellere dayanmaktadır. (Masumiyet karinesi, orantılı ceza vb) 


  • Ceza hukukunun temel olarak kefaret edici, önleyici ve bastırıcı fonksiyonu vardır.
  • Etkilerinden biri önleyici ( caydırıcı ) olmasıdır.
  • İkinci etki ise suç işleyerek kamu düzeni ve toplumsal yaşayışın kurallarını bozan kimselerin eylemlerinin karşılığı olarak kanunda yazılı olan cezalara çarptırılması sebebiyle ortaya çıkan bastırıcı, ödetici etkidir.


Bugün ki konu Ceza hukukun kaynakları;


  1. Kanun
  2. Uluslararası Sözleşmeler
  3. Ahlak Kuralları 
  4. Örf ve adetler
  5. Din kuralları
  6. İçtihatlar 
  7. Doktrin.
          Bunlardan en önemlisi kanundur. Çünkü ceza hukukun en temel cümlesi ki ben bunu ilk derste ezberlemiştim. Kanunsuz suç olmaz. Elbette bunun sebebi suç ve cezalar belirlenip herkes tarafından bilindiği kabul edilir. Suçun ve cezanın kanunla belirlenmesi gerektiğinden ötürü, ceza hukuku kanunilik (yasaya bağlılık) temeline dayanır.


Ceza hukukunun temel kaynağı Anayasadır.  Anayasa da ceza hukukuna ilişkin bir çok hüküm vardır. Ancak en temel ve en önemli hüküm 38. Maddededir. Suç ve cezalara ilişkin esaslar başlığı altında:
-        Suçta ve cezada kanunilik ilkesi,
-        Masumiyet Karinesi,
-   Kişinin kendisini veya yakınlarını suçlayıcı beyanda bulunma ve bu yolda kanıt gösterme yasağı,
-        Kanuna aykırı delilerin kullanılamayacağı,
-        Ceza sorumluluğunun şahsiliği,
-     Sözleşmeden doğan bir yükümlülüğün yerine getirilmemesi sebebiyle kişinin özgürlüğünden mahrum bırakılamayacağı,
-        Ölüm Cezası ve müsadere cezasının verilemeyeceği,
-        İdarenin kişi hürriyetini kısıtlayıcı yaptırımlarda bulunamayacağı,
-        Uluslar arası ceza divanına taraf olmanın getirdiği yükümlülüklerden başka bir sebeple hiçbir surette vatandaşın yabancı ülkeye verilemeyeceği hususları düzenlenmiştir.

Suçta ve cezada kanunîlik ilkesi
MADDE 2. - (1) Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz.
(2) İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz.
(3) Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz.

Bu ilkeye dayanarak; 

MADDE 4. - (1) Ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz. Herkesin kanunları bildiği kabul edilir.

Ceza hukukunun bir diğer özelliği ise şahsiliğidir.

Ceza sorumluluğunun şahsîliği
MADDE 20. - (1) Ceza sorumluluğu şahsîdir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz.


Bunlara ek olarak söylemek istediğim şey ise örf ve adet kuralları ile ceza hukukunun bağlantısıdır. Örf ve adet kurallarının CH değiştirici kaldırıcı bir özelliği mevcut değildir.Ancak yeri geldiğinde ceza kanununda bazı maddelerin yorumlanmasına yardımcı olacaktır. Örneğin eski adıyla tedip yeni adıyla terbiye etme hakkının kullanılması ile ilgili maddede hakkın kötüye kullanılamayacağı ve sınırlı olduğu yazmaktadır. Ancak bir annenin çocuğunu terbiye ederken kullandığı yöntemin uygun olup olmayacağı veyahut ne kadar ceza verilmesi gerektiği o yörenin örf ve adetlerine bakarak yorumlanır.

Derste bir arkadaşımın sazanlama atlaması üzerine oluşan diyalogu eklemeden geçemem.

Hocanın örf ve adet kurallarının CH hukukuna etkileri nedir deyince kanunda olmayan bir durumla ilgili örf ve adetlere bakarak karar verir dedi. CH kanunsuz ne suç olur ne ceza. Hakimin takdir yetkisi belirtilen aralıktadır. Hukuk yaratma yetkisi mevcut değildir.